Bu kategorideki diğer seslendirme sanatçıları için aşağıdaki kısımdan yeni bir seslendirme sanatçısı seçebilir veya sol kısımdaki menüden Popüler Sesler, Erkek Sesler, Kadın Sesler, Çocuk Sesler, Yabancı Dil Seslendirme sayfalarına göz atabilirsiniz.
Cengizhan Sönmez'in kaşe bilgisi için lütfen bizimle iletişime geçin.
0212 211 00 90 | info@sesizi.com
Cengizhan Sönmez Kimdir?
Temel Bilgiler ve Eğitim
-
1974 yılında Samsun’da doğmuştur; ilk ve ortaöğrenimini Sinop’ta tamamlamıştır.
-
İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı Ses Eğitimi Bölümü’nde lisans ve yüksek lisansını tamamlamış, Bekir Sıtkı Sezgin, Alaeddin Yavaşça gibi hocalardan ders almıştır.
Müzik Kariyeri ve TRT’den Başarılar
-
1993 yılında düzenlenen ses yarışmasında İstanbul birincisi, ardından finalde yaklaşık 7000 kişi arasından Türkiye birincisi seçilmiştir.
-
1994 yılında TRT İstanbul Radyosu Ses Sanatçılığı görevine başlamış, çok sayıda radyo ve televizyon programında solist olarak yer almıştır.
Sanatçı, Bestekâr & Eğitmen
-
Koro şefliği, program yapımcılığı ve seslendirme sanatçılığı alanlarında da aktif çalışmalarda bulunmuştur.
-
İTÜ, Boğaziçi Musıki Derneği, Bahçeşehir Musıki Derneği gibi kurumlarda hocalık ve şeflik yapmıştır.
Albümler ve Müziksel Katkılar
Cengizhan Sönmez’in zengin müzik repertuvarında öne çıkan albümler:
-
Bir Tutam Hasret (2009) – TRT’de uzun süreli programıyla da tanınmıştır.
-
Ödül (2014)
-
Siyah Beyaz Sevdalar (2016) – şiir albümü niteliğinde.
-
Canımcım (2019)
-
Soner Özer Besteleri: Ben Sevmeyi Bilemedim (2024)
Söyleşiler ve Sanata Bakış
-
Kendisini “TRT İstanbul Radyosu Ses Sanatçısı, yorumcu bestekar, koro şefi, seslendirme ve dublaj sanatçısı” olarak tanımlıyor.
-
“Bir musiki gibi yaşıyorum, ayağım yere basmıyor—kafamda melodiler, sözcükler, şiirler…” sözleriyle sanatını içselleştirişini anlatıyor.
-
12 yıldır sunduğu Bir Tutam Hasret programı, hem radyo hem TRT Müzik televizyon kanalında ekranlarda yer almış ve “Yılın En Sevilen Türk Sanat Müziği Programı” seçilmiştir
Eğitim |
İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı (Lisans & Yüksek Lisans) |
Müzik Kariyeri |
TRT İstanbul Radyosu sanatçısı; ulusal yarışma birincisi |
Roller |
Solist, bestekâr, koro şefi, seslendirme sanatçısı, program yapımcısı |
Albüm Çalışmaları |
Bir Tutam Hasret, Ödül, Siyah Beyaz Sevdalar, Canımcım, Ben Sevmeyi Bilemedim |
Program |
Bir Tutam Hasret – uzun soluklu radyo ve televizyon programı |
Sanata Yaklaşımı |
“Bir musiki gibi yaşamak”; estetik arayış; şiir ve müziği harmanlama |
Müzik ve seslendirmeyi nasıl bağdaştırıyor.
Türk müziği, yalnızca notaların yan yana dizilişi değil; geçmişten bugüne taşınan bir hafıza, bir medeniyetin duygu atlasıdır. Her makam, insana özgü bir halin karşılığıdır; hicaz, ayrılığın sızısını; nihavent, sevdanın gizli coşkusunu taşır. İşte seslendirme sanatı da bu musikinin kardeşi gibidir. Bir sanatçı, kaleme alınmış satırları seslendirirken yalnızca okuma yapmaz; kelimeleri bir nağme gibi işler, vurgularıyla gönülde titreşimler uyandırır.
Bir ses, bazen bir gazelin iç çekişini hatırlatır; bazen bir şarkının ince nakaratına dönüşür. Seslendirme, yazının görünmez melodisini açığa çıkarırken, Türk sanat müziği de yüzyılların ruhunu bugüne taşır. Bu iki sanat, yan yana geldiğinde kelimeler musikiye dönüşür, musikiler de kelimelere. Böylece dinleyici yalnızca işitmez; hisseder, yaşar, hatırlar.
Cengizhan Sönmez’in sanat yolculuğu da tam olarak burada anlam bulur: hem Türk müziğinin inceliklerini hem de seslendirme sanatının derinliğini taşıyan bir köprü gibi… Onun sesiyle bir şarkı da bir cümle de aynı hakikati söyler: Sanat, insan ruhuna dokunmanın en zarif yoludur.
Türk müziği, insan ruhunun en derin köşelerine işleyen bir sanat dalıdır. Her makam, her güfte, bir dönemin ve bir kalbin izlerini taşır. Bu yüzden Türk müziğini dinlemek yalnızca bir melodiye kulak vermek değil, geçmişle bugün arasında kurulan görünmez bir köprüden geçmektir. Seslendirme sanatı da benzer bir yolculuktur; yazılı bir metni yalnızca okumak değil, kelimelerin ardındaki anlamı, duyguyu ve titreşimi dinleyiciye ulaştırmaktır.
Bir ses, doğru bir tonlama ile sevincin habercisi olabilir; hüzünlü bir vurguyla derin bir özlemi anlatabilir. Türk sanat müziği, nasıl ki duyguları makamlarla şekillendiriyorsa, seslendirme de sözcükleri melodik birer yapıta dönüştürür. Bu birliktelik, kelimelerin musikiye dönüştüğü, musikinin ise kelimelerle yeniden hayat bulduğu eşsiz bir sanatsal bütünlük yaratır.
Cengizhan Sönmez’in sanatında işte bu bütünlük vardır: Türk müziğinin zarif incelikleri, seslendirme sanatının büyülü ifadesiyle birleşerek kalıcı ve unutulmaz bir tesire dönüşür.
